Cengiz Han

2011-04-28 21:22:00

  Cengiz Han ( 1155-1227) Büyük Moğol İmparatorluğu'nun kurucusudur. Tatar Başbuğlarından Yesügey Bahadır'ın oğludur. Asıl adı Timuçin'dir. Babası genç yaşta öldü. Timuçin'i annesi yetiştirdi. On oniki yaşında babasının yerini alarak, Doğu ve Batı Moğolistan'daki bütün Türk ve Moğol boylarını birleştirdi, 1202'de imparatorluğunu ilan ederek " Cengiz" adını aldı. Bu tarihten sonra, yeryüzünde bir benzeri daha olmayan büyüklükte bir devlet kurdu. İlkin Çin'i fethetti. Orta Asya'yı, Uygurlar'ı, Karluklar'ı egemenliği altına aldı. 1218'de İran ve Azerbaycan'ı feth ederek Orta doğuya geldi. Bir yandan da Kafkasya'yı geçerek Don ırmağına kadar dayandı. Geçtiği bütün bu yerlerdeki Türk uluslarını ve oymaklarını bir bayrak altına topladı. Son Çin seferine hazırlanırken Kansu'da öldü. Ölümünden önce imparatorluğu 4 oğlu arasında paylaştırdı. Büyük oğlu Cuci Han, babasından önce öldüğü için, onun hissesine düşen parçada oğullaı tarafından Altınordu imparatorluğu kuruldu. İkinci oğlu Çağatay Han, Çağatay İmparatorluğu'nu kurdu. Üçüncü oğlu Ügedey, babasının yerine geçti. En küçük oğlu Tulı Han'ın çocukları da Çin'de Yüen, Yakın Doğu'da da İlhanlı İmparatorluğunu kurdular. Devamı

Piri Reis

2011-04-28 21:13:00

    Piri Reis Osmanlı amirallerinden. aynı zamanda dünyanın en büyük kartograf ve coğrafyacılarından biridir. Karamanlı Hacı Ali Mehmet'in oğlu plup, Gelibolu'da doğdu. Muhiddin Piri adı verilen geleceğin büyük denizcisi, çocuk yaşında deniz seferine başladı. Meşhur denizci Kemal Reis, Piri Reis'in amcasıydı. Onu yetiştirmeyi tamamen üzerine alan Kemal Reis, 1501'de Navarin'i Venediklerden geri alınca, müjdeyi bildirmek için yeğenini İstanbul'a gönderdi. Sultan ikinci Bayezıd Hanın huzuruna çıkan Piri Reis, mükafatlandırılarak, hayır duası aldı. Akdeniz'i karış karış dolaşan Kemal Reis'in yanında ölümüne kadar kalan Piri Reis, uğradıkları her limanı inceleyerek haritalarını yaptı. 16 Ocak 1511'de Kemal Reis'in şehit olması üzerine birkaç yıl seferlere çıkmayarak kitap ve haritalarla uğraştı. Gazaya alışmış, denizlere tutkun Piri Reis, deryalardan fazla uzak kalamayarak, Oruç Reis'in emrine girdi. Onun tarafından 1516'da İstanbul'a gönderdi ve Yavuz Sultan Selim Hanın huzuruna kabul edildi. aynı sene Mısır fethine çıkan Osmanlı donanmasında amiral olarak vazifelendirildi. Daha sonraki senelerde hizmetlerine devam ettikten sonra Süveyş'teki Osmanlı donanmasına Hind Kaptan-ı deryası olarak tayin edildi (1547). Daha önce Aden'i alan Portekizlilerden 26 Şubat 1548'de burasını geri aldı. Muskat'taki Portekiz Garnizonunu zaptetti. Basra Körfezinde bazı yerleri de fethettikten sora Katar Yarımadasını, Bahreyn Adalarını, Lahsa (Hasa) kıyılarını Türk hakimiyetine soktu. İhtiyarlığına rağmen  mücadelelerine yılmadan devam eden ömrünü denizlerde geçiren Piri Reis, 1555'te öldüğü zaman, ardında, o güne kadar bilinmeyen bir çok deniz bilgileriyle dolu ciltlerce eserle, bu gün bile... Devamı

İmam-ı Azam Ebu Hanife

2011-04-28 21:09:00

    İmam-ı Azam Ebu Hanife Ebu Hanife İslam dünyasının yetiştirdiği en büyük alimlerden biridir. O, engin bilgisi, üstün zekası ve yüksek ahlakı ile İslam dünyasında bir yıldız gibi parlamış müslümanlara ışık tutmuş, yol göstermiştir. Ebu Hanife büyük bir bilgin olduğu kadar Yüce Allah'a ibadette, insanlara iyilikte, doğrulukta ve güzel ahlakta da örnek bir İslam büyüğüdür.İmam-ı Azam Ebu Hanife kırk yıl yatsı abdesti ile sabah namazını kılmış, yani geceleri devamlı ibadetle geçirmiş, hiç uyumamıştı. Bir rek'at namazda Kur'an-ı Kerim-i baştan sona kadar okuduğu bildirilen Ebu Hanife, sadece Ramazan ayının her gece bir, hergün de bir olmak üzere 60 kere Kur'an-ı Kerim-i hatmederdi. Bu büyük imamın ve yüzlerce talebesinin ve bunların da yetişdirdiği binlerce insanın yazdığı milyonlarca kitap,Sevgili peygamberimizin yolunu bütün dünyaya doğru olarak yaymış ve tanıtmıştır.İmam-ı Azam Ticaret ederek helal kazanırdı. Başka yerlere mal gönderir kazancı ile talebesinin ihtiyaclarını alırdı. Son haccında, Ka'be-i mu'azzama içine girip burada iki rek'at namaz kıldı. Nemazda bütün Kur'an-ı Kerimi okudu. Sonra ağlayarak ( Ya Rabbi! Sana layık ibadet yapamadım. Fekat senin akl ile anlaşılamıyacağını iyi anladım. Hizmetimdeki kusurumu, bu anlayışıma bağışla!) diyrerek düa etdi. O anda bir ses işitildi ki, ( Ey Ebu Hanife Sen beni iyi tanıdın ve bana güzel hizmet etdin. Seni ve kıyamete kadar senin mezhebinde olup, yolunda gidenleri afv ve magfiret etdim) Buyruldu. Resulullah Efendimiz " sallallahü aleyhi ve sellem", İmam-ı Azam'ın geleceğini haber verdi. Hadis-i Şerifde ( Adem ve bütün Peygamberler " aleyhimüsselam" benimle öğündüğü gibi ben de, ümmetim içinde, soy a... Devamı

İslam Medeniyeti

2011-04-28 21:02:00

    İslam Medeniyeti İslam kültür ve medeniyetinin esasları Kur'an-ı Kerim Hadis ve Sünnete dayalı olarak konulan kurallar çerçevesinde oluştu. İslamiyet Mekke'de doğdu; Hz. Muhammed (S.A.V.) in Mekke'den Medine'ye hicretinden sona büyük bir gelişme göstererek Arabistan'a hakim oldu. Müslümanlar , Hz. Ömer (r.anh) devrinden itibaren Arap Yarımadası dışında büyük fetihlere giriştiler. Bu fetihler sonucu kısa sürede doğuda Maveraünnehir bölgesinden, batıda Atlas Okyanusu'na kadar egemen oldular. Müslümanlar, bu fetihlerle Suriye, Irak, İran, Mısır gibi gelişmiş medeniyete sahip ülkeleri ele geçirdiler. Ayrıca eski kültürlerin yatağı olan Hint, Orta Asya ve Anadolu bölgeleriyle de ilişkiler kurdular. Bu bölgelerdeki kültür ve medeniyet birikimlerinden yararlandılar. Bu bilgileri, İslamiyet içinde yeni bir sentezle geliştirerek İslam Mediniyetinin temellerini attılar. Kur'an-ı Kerim'in özüne aykırı olmayan her türlü bilim ve sanat eserinden yararlandılar. Yeni medeniyetlerini yaratırlarken de asla taklitçi olmadılar. Müslümanlar, etkilendikleri, yararlandıkları medeniyetleri çok daha ileriye götürdüler. İslam medeniyeti deyimi, İslam ülkelerinde ortaya konulan maddi ve manevi kültür eserlerini içine alır. Bu medeniyet, Müslüman olan bütün kavimlerin ortak eseridir. Bu medeniyetin gelişmesinde Türklerin de büyük katkıları olmuştur. Özellikle Selçuklular ve Osmanlılar, İslam medeniyetinin gelişmesinde ve yayılmasında önemli rol oynamışlardır.  ... Devamı

BÜYÜK HUN DEVLETİ(ASYA HUN DEVLETİ)

2011-04-28 20:18:00

    BÜYÜK HUN DEVLETİ(ASYA HUN DEVLETİ) (M.Ö.220-M.S.216) Tarihte bilinen ilk Türk devletidir.Hunların ne zaman kurdukları kesin olarak bilinmemektedir.Hunların bilinen tarihleri M.Ö. I. bin yıllarının başlaına kadar uzanmaktadır.Bu devletle ilgili ilk bilgileri Çin kaynaklarından öğrenmekteyiz.Büyük Hun Devleti,Orhun ve Selenga ırmakları arasında Türklerin kutlu ülke saydıkları,merkezi Ötüken olan bölgede kurukmuştur.Hunlardan ilk olarak bahseden M.Ç. 4. yüzyıla ait Çin kaynaklarında yer alan bilgiler yetersizdir.Bu kaynaklara göre Hun; "insan, halk" anlamındadır.Hun Türkleri M.Ö. 4. yüzyılda siyasi bakımdan güçlü duruma gelmişlerdir.Hun Türklerinin bu gücünü kabul eden Çinliler,M.ö. 318 yılında onlarla bir ittifak(anlaşma) yaptılar.Hunlarla ilgili tarihte bilinen ilk yazılı belge,bu antlaşmadır.Çin üzerine yapılan Türk akınları daha sonraki yıllarda çoğaldı.Çinliler,M.Ö. 4. yüzyıldan itibaren Hun akınlarından korunmak amacıyla yaptıkları kaleleri,duvarlala birleştirerek ünlü Çin Seddi'ni meydana getirdiler(M.Ö.214).Çin Seddi,2400 km. uzunluğunda olup Ay'dan görülebilen tek insan yapısıdır. Teomen Dönemi(M.Ö.220-209):Büyük Hun Devleti'nin bilinen ilk hükümdarı Tu-man(Teoman)'dır.Tu-man, varlıklarını ayrı ayrı sürdüren Türk boylarını kendi egemenliğinde birleştirerek siyasi birliği sağladı (M.Ö.220).Siyasi birliği sağlayarak güçlenen Tu-man,Çin topraklarının bir kısmını ülkesine kattı.Gücünü herkese kabul ettirdiği sırada,eşinin etkisiyle oğlu Mete'yi veliahtlıktan uzaklaştırmak istedi.Bunu sağlamak için Mete'yi Yüe-çilere rehin verdi.Ancak Mete kaçar... Devamı