29 04 2011

Hz. Muhammed (s.a.s.) mübarek isimleri ve künyeleri

    Hz. Muhammed (s.a.s.) mübarek isimleri ve künyeleri Sevgili Peygamberimizin en çok söylenilen ismi " Muhammed" dir. Pek çok öğülmüş, ziyade beğenilmiş anlamına gelir. Bu isim, Kur'an-ı Kerimde: Al-i İmran, Ahzab, Fetih,ve Muhammed sürelerinin, sırası ile, 144, 40, 29 ve 22 ayet-i kerimelerinde dört defa geçmektedir. Saf süresi 6. ayet-i kerimede ise Hz. İsa'nın ümmetine: "Hak tealayı çok öğen, medheden" anlamına gelen " Ahmed" ismiyle haber vermiş olduğu bildirilmektedir. Kur'an-ı Kerimde" Muhammed" ve " Ahmed" isminden başka: Mahmud, Resul, Nebi, Şahid, Beşir, Nezir, Mübeşşir, Münzir, Dai-i ilallah, Sirac-ı münir, Rauf, Rahim, Musaddık, Müzekkir, Münir, Rauf, Rahim, Musaddık, Müzekkir, Müddessir, Abdullah, Kerim, Hak, Münir, Nur, Hatemün- Nebiyyin, Rahmet, Nimet, Hadi, Taha, Yasin. diye anılmıştır. Bundan başka mübarek isimlerinin bir kısmı Kur'an-ı Kerimde bir kısmı hadis-i şeriflerde bir kısmı da önceki Peygamberlere gönderilen mukaddes kitaplarda zikredilmiştir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) isimleri, bazı Hadis-i şeriflerinde: Mahi, Akıp, Mukaffi, Nebiyyür-Rahme,Nebiyyüt- Tevbe, Nebiyy-ül-Mülahim, Kattal, Mütevekkil, Fatih, Hatem, Mustafa, Ummi, Kusem (her hayrı kendinde toplayan) isimleri geçmektedir.Bir hadis-i şerifede Peygamberimiz; "Bana mahsus beş isim vardır: Ben Muhammed'im , Ben Ahmed'im, Ben Mahi'yim ki ,Allahü teala benimle küfrü yok eder.Ben, Haşir'im ki, halk ,kıyafet, günü benim izimce haşrolunacaktır.Ben, Akıb'ım ki benden sonra peygamber yoktur" buyurdu.Sevgili Peygamberimize hazret-i Hadice'den doğan ve küçük yaşta vefat eden oğlu Kasım'dan dolayı; "Ebü'l-Kasım" k... Devamı

29 04 2011

Hz. Muhammed (a.s.) Çocukları

    Hz. Muhammed (a.s.) Çocukları    Peygamberimizin Kasım ve Abdullah adlı iki oğullarıyla; Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma adlı kızları Hz. Hatice'den, İbrahim adlı oğlu ise Mariye'den doğmuştur. Peygamberimiz Hz. Hatice sağ oldukça ikinci bir kadınla evlenmemiştir, öteki evlilikleri O'nun ölümünden sonraya rastlar. Peygamberimizin en büyük çocuğu Kasım olup bu yüzden "Ebu'l-Kasım: Kasımın babası" diye künyelenmiştir. Ancak Kasım iki yıl yaşadıktan sonra ölmüş, Abdullah da küçükken ölmüştür. Medine devrinde doğan İbrahim de henüz süt emen bir çocuk iken ölmüştür. Bütün evlatları Peygamberimi'den evvel ölmüşler, yalnız Fatıma, Peygamberimizin ölümünden altı ay sonra ölmüştür. Devamı

29 04 2011

İslamiyet İlim Dinidir

    İslamiyet İlim Dinidir İslamiyet, ilmin ta kendisidir. Kur'an-ı Kerimin bir çok yerinde ilim emir edilmekte ilim adamları övülmektedir. Mesala: Zümer süresi 9. ayetinde ( Bilen ile bilmeyenler hiçbir olurmu? Bilen elbette kıymetlidir?) buyuruyor. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam ilmi öven ve teşvik buyuran sözleri, o kadar çoktur ve meşhurdur ki, diğer dinde olanlar da bunları biliyor. Mesala " İhya-ül'ulüm" ve "Mevdu'at-ulüm" kitaplarında ilmin fazileti anlatılırken, ( İlmi Çinde de olsa, alınız) Hadis-i şerifi yazılıdır. Yani dünyanın en uzak yerinde ve kafirlerde d olsa, gidip ilim öğreniniz. Bir Dadis-i şerifte de ( Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz,çalınız) buyuruldu. Yani bir ayağı mezarda olan seksenlik ihtiyarın da çalışması lazımdır. Öğrenmesi ibadettir. Yine sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam Hadis-i şeriflerinde bildirdiği (Yarın ölecekmiş gibi ahirete ve hiç ölmiyecekmiş gibi dünya işlerine çalışınız) buyurdu. Bir Hadis-i şerifte (Bilerek yapılan az bir ibadet, bilmiyerek yapılan çok ibadetten daha iyidir) buyurdu. Yine bir Hdais-i şerifte (Şeytanın bir alimden korkması, cahil olan bin abidden korkmasından daha çoktur) buyurdu. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam (Nerede ilim varsa, orada Müslümanlık vardır. Nerede ilim yoksa, orada kafirlik vardır. buyurdu. İslamiyet burada da ilim öğrenmeyi emir etmektedir. Her Müslümanın önce din sonra mesleğine ait dünya bilgilerini öğrenmesi lazımdır. İlim hakkındaki Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Allahü Teala bir kimseye iyilik etmek isterse onu dinde alim yapar ve ona doğru yolu ihsan eder). (Ümmetimin alimleri, Beni İsrail'in Peygamberleri gibidir). (Göklerde ve yerde olanlar, alim içi... Devamı

29 04 2011

Ertuğrul Bey (Gazi)

    Ertuğrul Bey (Gazi) Oğuz destanına göre Oğuz’ın Gün,Ay,Yıldız,Gök,Dağ veDeniz Han’lar adlarında altı oğlu vardır.Bunlardan ilk üçünün soyundan gelenler,sağ kolu,diğer üçüne mensup olanlar ise sol kolu oluşturuyorlardı.Bunlardan her birinin dört boyu vardı.Gün,Ay veYıldız Han’ların soyundan gelen Oğuz (TÜRKMEN )Boylarına Bozoklu,Gök,Dağ ve Deniz Han’ların soyundan gelenlere de Üçoklu denilirdi.Bozoklar,orduda Ve şölenlerde sağ tarafta yer alırlardı. Böylece Oguz boylarının sayısı 24’ü buluyordu.Osmanlı devletini kurmuş olan ailenini tarihi kayıtlarda etnik incelemelere ve bilinen damgalarına göre,Oğuzların kayı boyuna mensup oldukları tesbit edilmiştir.Selçuklar,Malazgirt Meydan Savaşış’ndan( 1071 ) sonra Anadolu’nun fethi sırasında kendilerine bağlı Oğuz boylarını Anadolul’n çeşitli bölgelerineyerleştirdiler; bu arada Kayı boyu da yerleşme sırasında veya daha sonra Osmanlı beyliği’ni kurmuşlardır.Kayı boyunun bir kısmı 1.Alaeddin Keykubad zamanında ( 1220-1237 ) Ankara’nın batısındaki KaracadağYörelerine yerleştirilmişlerdi. Bunlar XIII. Yüzyıl ortalarında Ankara’nın batı yörelerinden göç edip,Söğüt ve Domaniç’i elegeçirmişlerdir. Böylece bu bölgeye yerleştirilen Kayılar,400, çadır halkındanOluşuyordu ve başbuğları da Ertuğrul Bey idi.Osmanlı kaynaklarına göre,Kayılara mensup oymağın önceKaracadağ yörelerine yerleştirilip, daha soErtuğrul Bey’in fethetmiş nra da olduğu Söğüt,Domaniç veErmeni derbendi’ne (PAZARCIK-BOZÖYÜK ) arasında geldiği tespit edilir.Ertuğrul Bey’in XIII.yüzyılın son yarasında hayatta olduğu anlaşılmaktadır;onun Söğüt’ü ne zaman fathettiği belli olmadığı gibi öl&u... Devamı

28 04 2011

OSMANLI BEYLİĞİNİN FETİHLERİ

  Osmanlı Beyliğinin Fetihleri 1280: Ertuğrul bey'in ölümü ve Osman Gazi'nin beyliğin başına geçmesi. 1288: Karacahisar'ın alınması. 1298: Yenişehir ve Yarhisar'ın alınması. 1301: Osman Gazi'nin Baphasom (Koyunhisar) zaferi. 1304: Türklere karşı Bizans hizmetinde Katılanlar: Menteşe Türkmenlerinin Efes'i fethi. 1308: Aydın Türkmenlerinin Birgi'yi fethi, Son Selçuklu Sultanı II. Mesut'un ölümü ve Türkiye Selçuklu Devletinin sonu. 1313: Saruhan Türkmenlerinin Manisa'yı fethi, Bizans'ta iç savaşın patlaması. 1324-26: Bursa'daOsmanlı fetihleri (6 Nisan), Osman Gazi'nin ölümü ve Orhan Bey'in tahta çıkışı. 1327: Bursa'da ik Osmanlı gümüş parasının basılması. 1331: Osmanlıların İznik'i fethi. 1332: İzmir Beyi Umur'un ilk Balkan seferi. 1333: Gemlik'in alınması ve Orhan'ın III. Andronikos'a karşı Pelekonon (Maltepe) zaferi. 1337: İzmit'te Osmanlı fetihleri. 1344: Haçlıların İzmir limanını alması. 1345: Osmanlıların Karesi Beyliğini Osmanlı topraklarına katması, Umur Bey'in Balkanlara son seferi. 1346: Orhan'ın VI. John Kantakuzen'in kızı ile evlenmesi. 1352: Orhan'ın Cenovalılara kapatilasyonlar vermesi, Süleyman Bey'in Çimpe'yi fethi, Trakya'da Osmanlı fetihlerinin başlaması. 1353-56: Cenovalılarla Venedikliler arasında savaş. 1354: Osmanlıların Ankara ve Gelibolu'yu fethi (2 Mart). 1357: Süleyman Bey'in ölümü, Osmanlı-Bizans antlaşması. 1359: Sultan Murat'ın tahta çıkışı, Anadolu'da Osmanlılara karşı ayaklanma. 1363-65: Bulgaristan'ın güneyinde ve Trakya'da Osmanlı fetihleri, Filibe'nin fethi. 1364: Bizans ile Bulgaristan arasında savaş, Sırp Sındığı savaşı ve zaferi. ... Devamı

28 04 2011

Miryokefalon Savaşı

    Miryokefalon Savaşı Anadolu Selçukluları ile Bizans İmparatorluğu arasında yapılan savaş ( Eylül 1176). Bizans imparatoru I. Manuel, Türkmen akınlarını önlemek, Anadolu'daki Selçuklu ilerlemisini durdurmak için 1176 baharında büyük bir orduyla harekete geçti. Hedefi Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkenti Konya'ydı. Fakat Konya'ya Eskişehir üzerinden değil Selçukluları şaşırtmak için, Denizli yöresinden varmayı planlıyordu. II. Kılıç Arslan komutasındaki Anadolu Selçuklu ordusu ve Türkmen grupları Bizans ordusunu Miryokephalon'da ( bugünkü Hoyran Gölü ile Kumdanlı arasındaki dağ geçitlerinde) pusuya düşürdü. Bizans ordusu ağır kayıplar verdi, tüm ağırlıkları Selçukluların eline geçti. Savaş sonunda yapılan antlaşmayla Bizans, Eskişehir surlarının yıkılması ve bir miktar savaş tazminatı ödemeyi kabul etti. Bu savaş Bizans'ın Türkleri Anadolu'dan çıkarabilmek umuduyla yaptığı girişimlerin sonuncusu oldu. Bu tarihten sonra Bizans Türklere karşı saldırı politikasını bir tarafa bıraktı ve kesin olarak savunmaya çekildi. Miryokefalon zaferi, Anadolu'nun Türk yurdu olduğunu bütün dünyaya ispat etti. Türkiye Selçukluları Devleti, bu zaferle Türk - islam dünyasında en önemli devlet konumuna yükseldi. Bizans'ın Anadolu'yu geri alma düşüncesi ortadan kalktı. Devamı

28 04 2011

DÖRT BÜYÜK KİTAP

    Büyük Kitaplar 1.  TEVRAT: Tevrat Hazret-i Musa'ya (a.s.) indirilmiştir. Ancak bugün elde üç Tevrat vardır. Tevrat'ta Peygamberlerin hayatlarından, İsrail oğullarının Mısır'dan çıkışından, ibadetlerden, kurban ve bayram merasimlerinden ve israil oğullarının Tur Dağı'ndan Ken'an yurduna gelmelerinden bahsedilir. Hazret-i Musa'nın (a.s.) vefatından sonraki olaylardan bahsedilir.   2.  İNCİ: İncil Hazret-i İsa'y (a.s.) indirilmiştir. Luka, Matta, Yuhanna, Markos isimli şahısların yazdığı dört incil vardır. Bunların dışında daha yüzlerce İncil ortaya çıkarılmışsa da İznik'te toplanan bir ruhani meclis tarafından diğerleri yakılmış ve bu dört tanesi bırakılmıştır.   3. ZEBUR: Zebur Davud (a.s.) Peygambere indirilmiştir. Zebur, Tevrat'tan ayrı bir hüküm getirmemiştir. İçinde ahlaki nasihatler ve ilahiler vardır.   4.  KUR'AN: Allah Teala'dan Cebrail vasıtasıyla Peygamberimiz Hazret-i Muhammed (s.a.v.)'e indirilmiştir. O'ndan bize kadar hiç kimsenin itiraz edemiyeceği, şübheye düşemeyeceği bir kesinlikle ulaştırılmıştır. Allah Taala'dan geldiği gibi muhafaza edilmiş olan tek kitap Kur'an-ı Kerim'dir Allah Teala tarafından bütün insanlığa gönderildiği için bozulmadan muhafaza edileceği de garanti altına alınmıştır. Bugün yeryüzünde, bütün müslüman milletlerin okuduğu Kur'an birbirinin aynıdır. Devamı

28 04 2011

Akkoyunlular Devleti

    Akkoyunlular Devleti (1300-1502)   Amid (Diyarbakır) yöresinde kurulmuş olan bu Türk devletinin bilinen ilk reisi, Tur Ali Bey'dir. Akkoyunlular 1467 yılına kadar İlhanlılara Celayirlilere, Memlüklere, Timurlulara ve Karakoyunlulara bağlı kaldılar. Timur- Yıldırım çekişmesinde Akkoyunlular, Timur'un tarafını tutmuşlardır. Akkoyunlu hükümdarlarının en büyüğü ve meşhuru, Uzun Hasan'dır. Uzun Hasan, önce Karakoyunlu hükümdarı Cihanşah'ı yendi ve öldürdü (1467). Karakoyunluların topraklarını ele geçirdi. Başşehri, Diyarbakır'dan Tebriz'e nakletti.Daha sonra Timur'un torunlarından Ebu Said Mirza'yı da yenerek sınırlarını genişletti. Bütün gayesi, Osmanlı Devleti'ni yenip, büyük bir imparatorluk kurmaktı. Bu maksatla Venedikliler ile anlaşma yapmaktan çekinmedi. Karaman Beyliğini korumak için Konya üzerine asker gönderdi. Fakat Uzun Hasan'ın gönderdiği bu kuvvetler, Fati'in oğlu Konya valisi şehzade Mustafa tarafından mağlup edildi. (1472). Bundan sonra Fatih Sultan Mehmed Uzun Hasan meselesini halletmek üzere harekete geçti. 1473 yılında yapılan Otlukbeli Meydan Muharebesi ile Uzun Hasan Mağlup edildi. Bu savaştan beş yıl sonra Uzun Hasan öldü. Yerine geçen oğulları ve torunları, devleti koruyamadılar. Bundan faydalanan Şah İsmail, Tebriz'i alarak bu hanedana son verdi. Böylece, Akkoyunlu Devleti tarihe karıştı (1502). Devamı

28 04 2011

HZ. MUHAMMED (s.a.s.) DOĞUMU

    Hz. Muhammed'in (s.a.s.) Doğumu Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 20 Nisan 571 yılında Rabiu'l-evvel ayının 12. pazartesi gecesi, sabaha karşı dünyaya gelmiştir. Annesi Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) hamile iken kendisine " İnsanlığın en hayırlısına hamile olduğu" rüyasında söyleniyordu. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) doğduğu gece " İran kisrasının sayayının burçlarının yıkılması, bin yıldır yanmakta olan ateşe tapanların tapınaklarındaki ateşin sönmesi, Semave deresinin taşması, Save gölünün kuruması. Ebe kadınlardan Abdurrahman bin Avf'ın annesi Şifa Hatun, "Ben o gece Amine'nin yanında yardımcı olarak bulunuyordum. Hz. Muhammed (s.a.s.) doğar doğmaz dua ve niyaz ettiğini işittim. Gaibden: " Yerhamüke Rabbüke" diye söylendi. Sonra bir nur çıkıp o kadar ışık verdiki, doğudan batıya kadar her yer göründü". Peygamberimizin Halası Safiye Hatun vardı.  Safiye Hatun da şöyle anlatmıştır:" Hz. Muhammed (s.a.s.) doğduğu sırada her tarafı bir nur kapladı. Doğar doğmaz secde etti. mübarek başını kaldırıp açık bir dil ile:" Lailahe illallah, inni Resülullah" dedi. O' nu yıkamak istetiğimde: biz O'nu yıkanmış olarak gönderdik denildi. Göbeği kesilmiş ve sünnet olmuş görüldü Secde halinde hafif sesle bir şeyler söylüyordu. Kulağımı mübarek ağzına yaklaştırdım. " Ümmeti, ümmeti! ( Ümmetim, Ümmetim) diyordu. Osman bin-Ebil-As'ın annesi Fatma Hatun " O gece ev nurla dolmuştu, yıldızlar üzerimize dökülecekmiş gibi sarkmıştı" diyor. Peygamberimizin babası Abdullah oğlunun doğumundan iki ay önce bir ticaret yolculuğundan dönerken Medine'de ölmüştü. Böylece Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) henüz doğmadan babasından yeti... Devamı

28 04 2011

Türkiye Selçukluları

Türkiye Selçukluları Türkiye Selçukluları Devletinin kurucusu ve ilk Sultanı Süleyman Şah'tır. Süleyman Şah, Kutalmış'ın oğludur. Süleyman Şah'ın babası Kutalmış, Alp Arslan'a karşı giriştiği taht mücadelesi sonucunda öldürülünce, çocukları Süleyman Şah ve kardeşleri, Bizans sınırlarına sürgün edilmişlerdi. Süleyman Şah ve kardeşleri önce Suriye'de faaliyette bulunmuşlarsa da başarılı olamayıp Anadolu'ya yöneldiler. Süleyman Şah Anadolu'ya geldiğinde, Bizans İmparatorluğu karışıklıklar içindeydi. Bu durumdan yayarlanan Süleymam Şah, İznik'i aldı. Süleyman Şah kısa zamanda sınırlarını genişleterek İzmit'i alıp Üsküdar önlerine kadar geldi. Süleyman Şah'ın bu başarıları kardeşi Mansur Bey'i kıskandırmıştı. Mansur Bey'in bir ayaklanma hazırlığında olduğunu öğrenen Süleyman Şah, durumdan haberdar ettiği Melikşah'tan yardım istedi. Melihşah, Anadolu'ya Porsuk Bey komutasında bir ordu gönderdi. Yapılan savaşı Porsuk Bey kazandı ve Mansur Bey öldürüldü. Bu olaydan sonra Melihşah, gönderdiği bir fermanla Türkiye sultanlığı Süleyman Şah'a verdi. Böylece, Anadolu'da Büyük Selçuklu Devletine bağlı olarak Türkiye Selçukluları Devleti kurulmuş oldu. Süleyman Şah, Türkiye sultanı olduktan sonra sınırlarını genişletmek için güneye yöneldi. Tarsus Misis (Adana) Antakya ve Urfa'yı aldı Halep'i almak isteyince Suriye Selçuklu Sultanı olan Tutuş ile arası açıldı. Halep önlerinde yapılan savaşta Süleyman Şah yenildi ve savaş alanında öldü (1086). Süleyman Şah, kısa zamanda gerçekleştirdiği fetihlerle, güçlü bir devlet kurdu. Göçebe Oğuzların daha büyük gruplar halinde An... Devamı

28 04 2011

Cengiz Han

  Cengiz Han ( 1155-1227) Büyük Moğol İmparatorluğu'nun kurucusudur. Tatar Başbuğlarından Yesügey Bahadır'ın oğludur. Asıl adı Timuçin'dir. Babası genç yaşta öldü. Timuçin'i annesi yetiştirdi. On oniki yaşında babasının yerini alarak, Doğu ve Batı Moğolistan'daki bütün Türk ve Moğol boylarını birleştirdi, 1202'de imparatorluğunu ilan ederek " Cengiz" adını aldı. Bu tarihten sonra, yeryüzünde bir benzeri daha olmayan büyüklükte bir devlet kurdu. İlkin Çin'i fethetti. Orta Asya'yı, Uygurlar'ı, Karluklar'ı egemenliği altına aldı. 1218'de İran ve Azerbaycan'ı feth ederek Orta doğuya geldi. Bir yandan da Kafkasya'yı geçerek Don ırmağına kadar dayandı. Geçtiği bütün bu yerlerdeki Türk uluslarını ve oymaklarını bir bayrak altına topladı. Son Çin seferine hazırlanırken Kansu'da öldü. Ölümünden önce imparatorluğu 4 oğlu arasında paylaştırdı. Büyük oğlu Cuci Han, babasından önce öldüğü için, onun hissesine düşen parçada oğullaı tarafından Altınordu imparatorluğu kuruldu. İkinci oğlu Çağatay Han, Çağatay İmparatorluğu'nu kurdu. Üçüncü oğlu Ügedey, babasının yerine geçti. En küçük oğlu Tulı Han'ın çocukları da Çin'de Yüen, Yakın Doğu'da da İlhanlı İmparatorluğunu kurdular. Devamı

28 04 2011

Piri Reis

    Piri Reis Osmanlı amirallerinden. aynı zamanda dünyanın en büyük kartograf ve coğrafyacılarından biridir. Karamanlı Hacı Ali Mehmet'in oğlu plup, Gelibolu'da doğdu. Muhiddin Piri adı verilen geleceğin büyük denizcisi, çocuk yaşında deniz seferine başladı. Meşhur denizci Kemal Reis, Piri Reis'in amcasıydı. Onu yetiştirmeyi tamamen üzerine alan Kemal Reis, 1501'de Navarin'i Venediklerden geri alınca, müjdeyi bildirmek için yeğenini İstanbul'a gönderdi. Sultan ikinci Bayezıd Hanın huzuruna çıkan Piri Reis, mükafatlandırılarak, hayır duası aldı. Akdeniz'i karış karış dolaşan Kemal Reis'in yanında ölümüne kadar kalan Piri Reis, uğradıkları her limanı inceleyerek haritalarını yaptı. 16 Ocak 1511'de Kemal Reis'in şehit olması üzerine birkaç yıl seferlere çıkmayarak kitap ve haritalarla uğraştı. Gazaya alışmış, denizlere tutkun Piri Reis, deryalardan fazla uzak kalamayarak, Oruç Reis'in emrine girdi. Onun tarafından 1516'da İstanbul'a gönderdi ve Yavuz Sultan Selim Hanın huzuruna kabul edildi. aynı sene Mısır fethine çıkan Osmanlı donanmasında amiral olarak vazifelendirildi. Daha sonraki senelerde hizmetlerine devam ettikten sonra Süveyş'teki Osmanlı donanmasına Hind Kaptan-ı deryası olarak tayin edildi (1547). Daha önce Aden'i alan Portekizlilerden 26 Şubat 1548'de burasını geri aldı. Muskat'taki Portekiz Garnizonunu zaptetti. Basra Körfezinde bazı yerleri de fethettikten sora Katar Yarımadasını, Bahreyn Adalarını, Lahsa (Hasa) kıyılarını Türk hakimiyetine soktu. İhtiyarlığına rağmen  mücadelelerine yılmadan devam eden ömrünü denizlerde geçiren Piri Reis, 1555'te öldüğü zaman, ardında, o güne kadar bilinmeyen bir çok deniz bilgileriyle dolu ciltlerce eserle, bu gün bile... Devamı

28 04 2011

İmam-ı Azam Ebu Hanife

    İmam-ı Azam Ebu Hanife Ebu Hanife İslam dünyasının yetiştirdiği en büyük alimlerden biridir. O, engin bilgisi, üstün zekası ve yüksek ahlakı ile İslam dünyasında bir yıldız gibi parlamış müslümanlara ışık tutmuş, yol göstermiştir. Ebu Hanife büyük bir bilgin olduğu kadar Yüce Allah'a ibadette, insanlara iyilikte, doğrulukta ve güzel ahlakta da örnek bir İslam büyüğüdür.İmam-ı Azam Ebu Hanife kırk yıl yatsı abdesti ile sabah namazını kılmış, yani geceleri devamlı ibadetle geçirmiş, hiç uyumamıştı. Bir rek'at namazda Kur'an-ı Kerim-i baştan sona kadar okuduğu bildirilen Ebu Hanife, sadece Ramazan ayının her gece bir, hergün de bir olmak üzere 60 kere Kur'an-ı Kerim-i hatmederdi. Bu büyük imamın ve yüzlerce talebesinin ve bunların da yetişdirdiği binlerce insanın yazdığı milyonlarca kitap,Sevgili peygamberimizin yolunu bütün dünyaya doğru olarak yaymış ve tanıtmıştır.İmam-ı Azam Ticaret ederek helal kazanırdı. Başka yerlere mal gönderir kazancı ile talebesinin ihtiyaclarını alırdı. Son haccında, Ka'be-i mu'azzama içine girip burada iki rek'at namaz kıldı. Nemazda bütün Kur'an-ı Kerimi okudu. Sonra ağlayarak ( Ya Rabbi! Sana layık ibadet yapamadım. Fekat senin akl ile anlaşılamıyacağını iyi anladım. Hizmetimdeki kusurumu, bu anlayışıma bağışla!) diyrerek düa etdi. O anda bir ses işitildi ki, ( Ey Ebu Hanife Sen beni iyi tanıdın ve bana güzel hizmet etdin. Seni ve kıyamete kadar senin mezhebinde olup, yolunda gidenleri afv ve magfiret etdim) Buyruldu. Resulullah Efendimiz " sallallahü aleyhi ve sellem", İmam-ı Azam'ın geleceğini haber verdi. Hadis-i Şerifde ( Adem ve bütün Peygamberler " aleyhimüsselam" benimle öğündüğü gibi ben de, ümmetim içinde, soy a... Devamı

28 04 2011

İslam Medeniyeti

    İslam Medeniyeti İslam kültür ve medeniyetinin esasları Kur'an-ı Kerim Hadis ve Sünnete dayalı olarak konulan kurallar çerçevesinde oluştu. İslamiyet Mekke'de doğdu; Hz. Muhammed (S.A.V.) in Mekke'den Medine'ye hicretinden sona büyük bir gelişme göstererek Arabistan'a hakim oldu. Müslümanlar , Hz. Ömer (r.anh) devrinden itibaren Arap Yarımadası dışında büyük fetihlere giriştiler. Bu fetihler sonucu kısa sürede doğuda Maveraünnehir bölgesinden, batıda Atlas Okyanusu'na kadar egemen oldular. Müslümanlar, bu fetihlerle Suriye, Irak, İran, Mısır gibi gelişmiş medeniyete sahip ülkeleri ele geçirdiler. Ayrıca eski kültürlerin yatağı olan Hint, Orta Asya ve Anadolu bölgeleriyle de ilişkiler kurdular. Bu bölgelerdeki kültür ve medeniyet birikimlerinden yararlandılar. Bu bilgileri, İslamiyet içinde yeni bir sentezle geliştirerek İslam Mediniyetinin temellerini attılar. Kur'an-ı Kerim'in özüne aykırı olmayan her türlü bilim ve sanat eserinden yararlandılar. Yeni medeniyetlerini yaratırlarken de asla taklitçi olmadılar. Müslümanlar, etkilendikleri, yararlandıkları medeniyetleri çok daha ileriye götürdüler. İslam medeniyeti deyimi, İslam ülkelerinde ortaya konulan maddi ve manevi kültür eserlerini içine alır. Bu medeniyet, Müslüman olan bütün kavimlerin ortak eseridir. Bu medeniyetin gelişmesinde Türklerin de büyük katkıları olmuştur. Özellikle Selçuklular ve Osmanlılar, İslam medeniyetinin gelişmesinde ve yayılmasında önemli rol oynamışlardır.  ... Devamı

28 04 2011

BÜYÜK HUN DEVLETİ(ASYA HUN DEVLETİ)

    BÜYÜK HUN DEVLETİ(ASYA HUN DEVLETİ) (M.Ö.220-M.S.216) Tarihte bilinen ilk Türk devletidir.Hunların ne zaman kurdukları kesin olarak bilinmemektedir.Hunların bilinen tarihleri M.Ö. I. bin yıllarının başlaına kadar uzanmaktadır.Bu devletle ilgili ilk bilgileri Çin kaynaklarından öğrenmekteyiz.Büyük Hun Devleti,Orhun ve Selenga ırmakları arasında Türklerin kutlu ülke saydıkları,merkezi Ötüken olan bölgede kurukmuştur.Hunlardan ilk olarak bahseden M.Ç. 4. yüzyıla ait Çin kaynaklarında yer alan bilgiler yetersizdir.Bu kaynaklara göre Hun; "insan, halk" anlamındadır.Hun Türkleri M.Ö. 4. yüzyılda siyasi bakımdan güçlü duruma gelmişlerdir.Hun Türklerinin bu gücünü kabul eden Çinliler,M.ö. 318 yılında onlarla bir ittifak(anlaşma) yaptılar.Hunlarla ilgili tarihte bilinen ilk yazılı belge,bu antlaşmadır.Çin üzerine yapılan Türk akınları daha sonraki yıllarda çoğaldı.Çinliler,M.Ö. 4. yüzyıldan itibaren Hun akınlarından korunmak amacıyla yaptıkları kaleleri,duvarlala birleştirerek ünlü Çin Seddi'ni meydana getirdiler(M.Ö.214).Çin Seddi,2400 km. uzunluğunda olup Ay'dan görülebilen tek insan yapısıdır. Teomen Dönemi(M.Ö.220-209):Büyük Hun Devleti'nin bilinen ilk hükümdarı Tu-man(Teoman)'dır.Tu-man, varlıklarını ayrı ayrı sürdüren Türk boylarını kendi egemenliğinde birleştirerek siyasi birliği sağladı (M.Ö.220).Siyasi birliği sağlayarak güçlenen Tu-man,Çin topraklarının bir kısmını ülkesine kattı.Gücünü herkese kabul ettirdiği sırada,eşinin etkisiyle oğlu Mete'yi veliahtlıktan uzaklaştırmak istedi.Bunu sağlamak için Mete'yi Yüe-çilere rehin verdi.Ancak Mete kaçar... Devamı

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim Religion Blogs
religion blog Top religion blogs