26 04 2011

Sırat Köprüsü

Sırat Köprüsü Cehennem üzerine kurulmuş bir köprü. Ahirette, mahşer yerindeki hesaptan sonra, bütün insanlar Sırat köprüsüne gönderilecektir. Allahü Tealanın emir ve yasaklarından mükellef (sorumlu) olan bütün insanlar sıratın üzerinden geçecektir. Sırat lügatta " Yol geçilecek yer köprü" manalarındandır. Sırat Köprüsü deyince, bildiğimiz köprüler gibi sanmamalıdır. Sırat Köprüsünden de herkes geçecek, bazıları da geçemeyip, Cehennem'e yuvarlanacaktır. Fakat bu Köprü ve buradan geçmek ve Cehennem'e düşmek dünya köprüleri gibi ve imtihan köprüsü gibi değildir. Resülullah Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Sırat'ı anlatırken, kıldan ince, kılıçtan keskin ateşten yakıcı olduğunu, uzunluğunun ahiret senesiyle binlerce sene mesafe olup, iyi kullar ve salihlerin oradan Cennet'e doğru geçip gideceklerini, kafir ve facirlerin düşeceklerini beyan etmiştir. Sırat üzerinden herkes ilimden ve ameldeki derecesine göre geçer. Cennetlik olanlar kolayca geçer. Bazısı şimşek gibi geçer. Peygamber ve ilmiyle amel eden alimler böyledir. Bir kısım insanlar rüzgar gibi geçer. Şehitler ve salihler bunlardır. Bazısı koşan at gibi geçer: ahiret işlerine, dünya işinden daha çok önem verenler. ahireti dünyaya tercih edenler bunlardır. Kimi yürür at gibi geçer. Takvası az olanlar bunlardandır. Kimi de günahları sırtına yüklenmiş olduğu halde emekleyerek geçer. Bazısının ayağı tutmaz, düşer. Kafirlerse grup grup Cehenneme azap çekecekleri yerlere düşerler. Sırat Köprüsünde yedi yerde sual sorulur. Bu suale cevap veren geçer, veremeyene azap olunur. Bu suallerden birincisi ... Devamı

26 04 2011

Kılıç arslan

Kılıç arslan Melikşah'ın ölümü üzerine Kılıç Arslan Anadolu'ya gelerek, babasının tahtına oturdu. Devletin birliğini sağladıktan sonra, Bizans'ı sıkıştırmaya başladı. Bu sırada Avrupa'da esasen Müslümanlara karşı büyük bir Haçlı seferi hazırlanmakta idi. Anadolu'ya ilk giren Haçlı öncülerini Kılıç Arslan, İznik önünde tamamen kılıctan geçirdi. Fakat arkadan gelen altı yüz bin kişilik büyük ordu karşısında bir şey yapamayacağını anlayınca, ordusunu küçük parçalara ayırarak Anadolu'da ilerledikleri müddetçe devamlı hücumlarda bulunup onlara pek çok zayiat verdirdi. Haçlı tehlikesi geçtikten sonra Danişmendlilerden Kayseri ve Ankara'yı aldı. Bu sırada Büyük Sultan Bekyaruk vefat etmişti (1104). Bunun üzerine kendisini Büyük Sultan ilan eden Kılıç Arslan, bu maksatla yaptığı bir sefer sırasında Habur ırmağında (Dicle nehrinde boğularak öldü(1107).   Devamı

26 04 2011

Hudeybiye Antlaşması

Hudeybiye Antlaşması Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) umre yapmayı niyetine almıştı. Müslümanlara da bunu bildirmişti. Umre sevaptı ve bu sevabı kazanmak istemişti. Mekke'de İslam'ın en büyük şiarlarından Ka'be vardı. Hz. İbrahim ve oğlu İsmail'in tevhid abidesi olarak yaptığı Ka'be putlarla doldurulmuştu. Puta tapıcı Araplar onu bu hale getirmişti.Mekke'li muhacirler sılalarını, vatanlarını özlemişlerdi.Arapların hayatı genellikle mücadele-savaş içinde geçerdi.Ancak haram aylar, saygılı aylar bunun dışındaydı.Bu aylarda Harem-i Şerif'te herkes serbestçe dolaşabilirdi.Peygamberimiz bu genel dokunulmazlık hakkından müslümanları yararlandırmak istemişti.İşte bütün bu sebeplerden dolayı müslümanlarda Ka'be'yi ziyaret arzusu uyanmıştı.Peygamber'imiz 1400 kişiyle Mekke yakınlarına geldi.Müşrikler Kabeyi ziyarete müsaade etmediler.Nihayet Hz. Osman elçi gönderildi.Ancak birkaç gün olduğu halde dönmedi ve öldürüldü söylentisi yayıldı.Bunun üzerine müslümanlar bir ağaç altında Hz. Osman şayet öldürülmüş ise kanını yerde bırakmıyacaklarına dair and içtiler.Peygamberimiz'in elinden tuttular.Cenab-ı Hak bundan hoşnut olduğunu ayetinde bildirmektedir.Müslümanların içtenlikle Allah'ın elçisine and vermeleri müşriklerin iradelerini sarsmış ve Hz. Osman'ı salıvermişler, antlaşma yapmak üzere de bir komisyon yollamışlardı.Böylece görüşmeyi Peygamber'imiz de kabul edince Müzakere başlamış oldu. Taraflar arasında yapılan görüşmelerden sonra Hudeybiye Antlaşması imzalandı (628). Bu antlaşmaya göre her iki taraf on yıl süreyle birbirleriyle savaşmayacaktı. Müslümanlar, o yıl Mekke'ye girmeyecekler, ancak ertesi yıl üç gün ... Devamı

26 04 2011

Gazneliler İmparatorluğu

Gazneliler ( 963-1187) Gazneli İmparatorluğu, Karahanlılar'dan sonra tarihte kurulmuş ikinci Müslüman Türk Devletidir. Türkler'in kurduğu devletlerin en büyüklerindedir. Devletin ilk kurulduğu yer, bugün Afganistan'da bulunan Gazne şehrindedir. Gazneliler'in kurucusu Alp Tigin Samanoğulları'nın hizmetinde bulunan bir Türk kumandanıydı. Samani hükümdarı Mansur ile arası açılınca Belh'e gitti. Mansur'un gönderdiği orduyu bozguna uğrattı. Sonra Gazne şehrini kuşatarak burasını aldı. ( 963). Alp Tigin, Samaniler'in devamlı baskılarına rağmen Gazne'de büyük bir güç kazandı. Çok geçmeden öldü. Yerine oğlu Ebu İshak İbrahim geçti. Fakat ordu kumandanları Bilge Tigin ile Sebuk Tigin idareye el koydular. Bilge Tigin'in ölümünden sonra Sebuk kendisine karşı olanları yenerek Gazne'ye tamamen sahip oldu. Sebuk Tigin'in 997 tarihinde vefatı üzerine yerine geçen oğlu Sultan Mahmud, Gazne Devleti'ni bir imparatorluk haline getirmiştir. Zamanında devlet en geniş sınırlarına varmış olup beş milyon kilometre kareye yaklaşmıştır. Afkanistan, Türkmenistan, Harzem, Sind, Pencap, Gücerat, Ganj vadisi Gazneliler'in idaresi altında bulunuyordu. Sultan Gazneli Mahmud'un vefatından on yıl sonra Selçuklu hakimiyeti hissettirmiş ve Sultan I. Sultan mesud zamanında iki devlet arasında vuku bulan Dandanakan ( 1040) savaşından sonra Gazneliler, Selçuklu Devleti'nin üstünlüğünü tanımak zorunda kalmışlardır. Dandanakan Mağlubiyetinden sonra Gazneliler daha yüz elli yıl Afganistan ve Hindistan'da varlıklarını koruyabildiler. Afgan yerlilerinden Gurlular, Gazne şehrini alarak bunların Afganistan'daki hakimiyetlerine son verdiler. Bundan sonra Gazneliler, Lahor şehrini başkent yaparak daha bir süre Hindistan'da hü... Devamı

26 04 2011

Bedir Savaşı

Bedir Savaşı Mekkeli Müşrikler,Hicretten sonra da düşmanlıklarına devam ettiler. Medineli Yahudilere haber göndererek,Hz. Peygamber'i öldürmelerini,aksi halde Medine'ye saldıracaklarını bildirdiler.Ayrıca çeteler halinde Medine etrafında dolaşarak, mer'aları yağmalamaya başladılar.Harp hazırlıklarını tamamlamak için de Suriye'ye bir kervan gönderdiler.Onların bu hareketlerine karşı, Müslümanlar da zaman zaman kuvvetler çıkararak karşılık vermişlerdi.Suriye'den dönecek olan kervana da mani olarak, Müşriklerin daha fazla kuvvetlenmesine müsaade etmemeye karar verdiler.Bu kervan bütün Mekke halkının iştirakı ile hazırlanmış olup, başında Ebu Süfyan bulunuyordu.Ayrıca muhafız olarak dakırk kişi kadar vardı.Kervanın yolunun, Müslümanlar tarafından kesileceği haberini alan Ebu Süfyan, derhal Mekke'ye haber göndererek, yardım istedi.Mekke'ye gelen haberci, vaziyeti o kadar kötü anlattı ki, Mekke erkeklerinin çoğu ve Kureyş'in tamamı, hazırlanarak yola çıktılar.Sayıları, yüzü süvari, yedi yüzü develi, kalanı yaya olmak üzere bin kişiyi buluyordu.Hz. Peygamber(S.A.V)in kumandasında harekete geçen İslam ordusu ise, üç yüz on üç kişi olup, üç at ve yetmiş deveye sahip idiler.Yolda develere, nöbetleşe biniyorlardı.Hz. Peygamber (S.A.V)de ancak, sırası gelince deveye binmekte idi.Müslümanlar, kervanın hareketine mani olmak için, hareket ettiklerinden, esaslı bir harbe, hazır değillerdi.Fakat, onların geldiğini öğrenen Ebu Süfyan , kervanı başka yollardan götürerek, Mekke'ye kaçırmıştı.Bunun üzerine, kervanın gittiğinden habersiz iki ordu, Bedir denilen yerde, karşı karşıya geldiler.Burası Medine'ye 80 mil mesafede bir köy idi.İki ordu, birbirine yaklaşıp, karşı... Devamı

26 04 2011

Mübarek Geceler

    Mübarek Geceler Mübarek geceler, İslam dininin kıymet verdiği gecelerdir. Bu gecelerin hepsinin önemi, Hadis-i Şeriflerle de bildirilmiştir. Allahü Teala kullarına çok acıdığı için bazı gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki dua ve tevbeleri kabul edeceğini bildirmiştir. Kullarının çok ibadet yapması, dua ve tevbe etmeleri için bu geceleri sebep kılmıştır. Kıymetli vakit öğle namazı vaktinden, o gecenin sonuna, yani imsak vaktine kadar olan zamandır. Mübarek geceleri ihya etmeli, yani kaza namazları kılmalı, Kur'an-ı Kerim okumalı, dua ve tevbe etmeli, sadaka vermeli, Müslümanları sevindirmeli, bunların sevabını ölülere de göndermelidir. Mübarek gecelerde, tevbe ve istiğfar etmek, Allahü Tealaya iltica etmek, yalvarmak, günahlarını düşünmek, ayıplarını kusurlarını hatırlamak, kıyametteki azapları düşünüp korkmak, Cehennemin sonsuz acılarından titremek lazımdır. Af ve mağfiret için çok yalvarmalıdır. Mübarek geceler şunlardır. 1- Kadir Gecesi: Ramazan ayı içinde bir gecedir. İmam-ı Azam Ebu Hanife " rahmetullhi aleyh" hazretleri " 27. gecesi olması çok vaki olur". buyurdu. 2- Fıtr (Ramazan) Bayramı gecesi: Ramazanın son günü ile bayramın 1. günü arasındaki gecedir. 3- Arefe Gecesi: Arefe günü ile Kurban bayramının 1. günü arasındaki gecedir. Arefe, Zilhicce'nin 9. günüdür. Başka günlere Arefe denmez! 4- Kurban Bayramı geceleri: Kurban bayramının 1,2 ve 3. günlerinden sonraki gecelerdir. Bu 3 güne "Eyyam-ı nahr" denir. 5- Mevlid Gecesi: Rebi2ul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselamın doğduğu gecedir. KANDİL GECELERİ. 6- Berat Gecesi: Şaban ayının 15. gecesi. KANDİL GECELERİ. 7- Mirac ... Devamı

26 04 2011

Zemzem kuyusu

    Zemzem kuyusu Bir gün rüyasında bir kimse " Ey Abdülmuttalib! kalk Tayyibe'yi kaz" diyerek kayboldu. Ertesi gün:" Kalk Berre'yi kaz!" dedi. Üçüncü gün de aynı kimse " Kalk Mednune'yi kaz!" emrini verdi. Rüyanın arkası kesilmiyordu. Dördüncü gün ise yine o kimse: " Ey Abdülmuttalib! Kalk zemzem kuyusunu kaz!" deyince, Abdülmuttalib " Zemzem dedir? Kuyu nerededir?"  diye sordu. O zat da " Zemzem bir sudur ki hiç eksilmez ve dibine erişilmez. Dünyanın dört bucağından gelen hacılara kifayet eder. Cebrail aleyhisselamın kanadıyla vurduğu yerden çıkmiştır. Allahü tealanın, İsmail aleyhisselam için yarattığı sudur. Susuzları kandırır. Açları doyurur. Hastalara şifa olur. Yerini bildireyim. Kurban kestikleri zaman artıklarını bir yere dökerler. Sen orada iken kırmızı gagalı bir karga gelir. Gagasıyla yeri eşer. Karganın eştiği yerde, bir de karınca yuvası görürsün. İşte orası zemzem'in yeridir  dedi. Abdülmuttalib, sabahleyin yanına oğlu Haris'i alarak Kabe'ye gitti ve heyecanla beklemeye başladı. Bir ara rüyada söylendiği şekilde kırmızı gagalı karga gelip oradaki bir çukura kondu ve gagası ile yere vurmaya başladı. Altından karınca yuvası çıktı. Abdülmuttalib ile oğlu Haris, derhal orayı kazmaya başladılar. Bir müddet kazdıktan sonra kuyunun ağzı göründü. Abdülmuttalib, bunu görünce: " Allahü ekber, Allahü ekber!" diyerek tekbir getirmeye başladı. Başından beri kuyunun kazılmasını dikkatle takip eden Kureyşliler, ona dönerek: " Ey Abdülmuttalib! Bu babamız İsmail'in kuyusudur. Onda bizim de hakkımız vardır. Bizi bu işe ortak etmelisin" dediler. Abdülmuttalib ise derhal karşı çıktı ve &q... Devamı

26 04 2011

Germiyanoğulları Beyliği

Germiyanoğulları Beyliği   Karamanoğuları, Oğuzların afşar boyundandır. 13. yüzyıl başlarında Moğal istilasından kaçarak Anadolu 'ya geldiler. Türkiye Selçukluları Hükümdarı Sultan I. Alaeddin Keykubat tarafından Ermenek ve çevresine yerleştirildiler (1228). İlk Beyleri Nur Sufi'nin ölümünden sonra yerine oğlu Kerimüddin Karaman geçti. Karaman Bey, Türkiye Selçukluların zayıf durumundan yararlanarak Beyliğini kurdu (1256). Karaman Beyle savaşmak istemeyen Selçuklu Sultanı IV. kılıç Arslan, Karaman Beyin elinde bulunurduğu toprakları ona ıkta olarak verdi. Karaman Beyin ölümünden sonra yerne oğlu Mehmet Bey geçti. Mehmet Bey, Konya'yı ele geçirerek II. İzzeddin Keyhüsrev'in oğlu Siyavuş'u Selçuklu Sultanlığına getirdi. Mehmet Bey, Konya'da düzenlediği divan toplantısında,"( Bugünden sonra divanda, dergahta, sarayda, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır." ) diyerek Türkçenin resmi il olma kararını aldırttı. (13 Mays 1277). Bu tarih günümüzde ( Türk Dil Bayramı) olarak kutlanmaktadır. Kendilerini Selçukluların varisi olarak gören Karamanoğulları Beylerinden Alaeddin Ali Bey, Osmnlı Sultanı I. Murad'ın Rumeli'de bulunmasından yararlanarak Osmanlılara saldırdı. I. Murad'ın yerine geçen Yıldırım Bayezid le Ali Bey arasında savaş yapıldı. Savaşı kazanan Yıldırım Bayezid, Karaman ülkesini topraklarına kattı. Ankara savaşı'ndan sonra (1402) Karamanoğulları Beyliği yeniden kuruldu. II. Bayezid zamanında Osmanlılar, Karamanoğulları topraklarını ülkelerine kattılar (1487). Karamanoğulları, Anadolu Beyliklerinin Osmanlılardan sonraki en önenlisi ve büyüğü idi ... Devamı

26 04 2011

DÖRT MEZHEP İMAMI

      DÖRT MEZHEP İMAMI   Dört Mezhep İmamı Yeryüzünde bulunan bütün müslümanlara doğru yolu gösteren ve Hz. Muhammed'in (s.a.v.) dinini değişmeden bozulmadan öğrenmemize önderlik eden, dört büyük alim olmuştur. Bunlar; İmam-ı A'zam Ebu Hanife, İmamı-ı Malik, İmam-ı Şafii ve İmam-ı Ahmed bin Hanbel'dir.   1- İmam-ı A'zam Ebu Hanife (Nu'man bin Sabit) İslam alimlerinin en büyüklerindendir. Ehl-i sünnetin reisidir. Hicretin 80. senesinde Kufe'de doğdu ve 150 senesinde Bağdat'ta vefat etti. İmam-ı A'zamın Kur'an-ı Kerimden ve hadis-i şeriflerden anlayıp açıkladığı din bilgilerine onun " mezhebi" denir. Buna uyan müslümanlara da " Hanefi" denir.   2. İmam-ı Malik bin Enes: Çok büyük alimdir. Hicretin 95. yılında Medine'de doğdu ve 179 senesinde Medine'de vefat etti. Bu büyük alime uyanlara da " Maliki" denir.   3- İmam-ı Muhammed bin İdris Şafi'i: İslam alimlerinin gözbebeğidir. 150 senesinde Filistin'de Gazze'de doğdu. 204 senesinde Mısır'da vefat etti. bu zatın gösterdiği yolda bulunanlara " Şafii" denir.   4- İmam-ı Ahmed bin Hanbel: Hicretin 164. senesinde Bağdat'da doğdu ve 241 senesinde Bağdat'da vefat etti. İslam binasının temel direğidir. Bunun açıkladığı din bilgilerine uyarak işlerini ve ibadetlerini yapanlara da " Hanbel" denir.   Bu dört imamın ve talebelerinin, Eshab-ı kiramdan öğrenip bildirdikleri doğru yola " EHL-İ SÜNNET VEL-CEMAAT MEZHEBİ" denir. Bugün bu dört imamdan birine uymayan bir kimse, büyük tehlikededir. Doğru yoldan sapmıştır ... Devamı

26 04 2011

Tebük Seferi

    Tebük Seferi   Tebük Medine ile Şam arasında bir yerdir. Mekke fethedildikten sonra İslam dini hızlı bir şekilde yayılmaya başladı. Bizans imparatorluğu İslam Devletini kıskanan ve büyümesini yayılmasını önlemek için savaş hazırlığına başladı. Hristiyan olan araplar da onunla birlik oldular. Bunu haber alan Fahr-i kaitnat efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Eshaabını toplayarak harbe hazırlanmalarını emir buyurdu. O sene kuraklık olduğundan sahabiler maddi yönden büyük bir darlık içinde bulunuyorlardı. Hz. Ebu Bekir ( r.anh) ve Hz. Osman ordunun donatımı için büyük yardımda bulundular. Hz . Osman ( r. anh) ordunun üçte birinitevhiz etti. Böylece müslümanların en fazla yardım edeni oldu. Peygamberimizin mağara arkadaşı Hz. Ebu Bekir ( r.anh) malının tamamını getirmişti. Kadınlar da süs eşyalarını bağışlayarak bu hizmete katıldılar Düşman kuvvetlerini dağıtmak üzere Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam 30.000 kişilik bir ordu ile Medine'den yola çıktı. Yazı sıcağında yüzlerce kilometrelik çölü aşarak Tebük'e geldiler.Resül-i Ekrem efendimiz şanlı Eshabı ile Tebük'e geldiklerinde Bizanslılarla Amile Lahm ve hristiyanlaştırılmış Arab kabilelerinden müteşekkil Rum orduları karşılarında bulamadılar Mute'de üç bin mücahide karşı yüz bin kişilik Rum ordusu mağlup olmuştu. Şimdi ise karşılarında otuz bin mücahid vardı ve komutanları Kainatın Efendisi idi Rumlar sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) kahraman Eshabını toplayıp geldiğini duyunca her biri kaçacak yer aramıştı. Düşman savaşmaktan kaçındı ve kalelerine kapandı. Müslümanların karşısına çıkan olmayınca savaş yapmaya gerek kalmadı ve İslam ordusu geri döndü. Böylece düşman sindirilmiş ve seferden beklenen sonu&cced... Devamı

26 04 2011

SALAHATTİN EYYUBİ

  SALAHATTİN EYYUBİ (1139 - 1193)   İslam hükümdarlarının en büyüklerinden biridir.Türkleşmiş bir Arap ailesinden olan Necmettin Eyyub'un oğludur.Babası ve amcası Zeng'lerin (Musul Atabeyleri) hizmetindeydi.Musul Atabeyi Nurettin Zengi, amcası Şirkuh'la Salahattin'i, çok zayıflamış olan Mısır'daki Arap Fatimi'lerinin yanına yolladı.Fatımi sulktanı, Şirkuh'u kendine vezir (başbakan) yaptı.1169'da Şirkuh ölünce onun yerine Salahattin vezir oldu.Salahattin, 1171'de Şii olan Fatımi Halifesi'ni tahttan indirdi.Hutbeyi 200 yıl önce olduğu gibi Bağdatta'ki Abbasi Halifesi adına okuttı.Böylece Sünni İslam dünyası birliğe kavuştu.Salahattin, bu davranışıyla Sünni Nurettin Zengi öldükten soonra "An-Nasır Salahattin Yusuf" adıyla Mısır sultanı oldu.Eyyubi "Eyyublular" saltanatını kurdu.Sultanlığı sırasında Yemen'i, Suriye'yi, Lübnan'ı, Filistin'i, Haçlılar'ın elinde bulunmayan bölümünü, Elcezire'yi, Basra'yı, Bingazi'yi, Diyabakır'ı, Nübye'yi (Kuzey Mısır Sudan'ı) imparatorluğuna kattı.5 Temmuz 1187'de Filistin'in Teberiye bölgesinde Hattıyn köyü yakınlarında büyük bir haçlı ordusunu tamamen yok eden Salahattin Eyyubi, Kudüs'ü geri aldı.Kudüs'ün düşmesi Üçüncü Haçlı Seferi'nin düzenlenmesine yol açtı.Bu sefere Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa, Fransa kralı Philippe- Auguste, İngiltere Kralı "Arslan Yürekli" Richard katıldı, ama Salahattin Eyyubi karşısında başarı elde edemediler.Salahattin Eyyubi öldükten sonra imparatorluğu kardeşleri, oğulları, yeğenleri arasında parçalandı.Dünya tarihinin önemli kişilerindendi.Doğu'da da, Batı'da daörnek hükümdar... Devamı

26 04 2011

Uhud Harbi

    Uhud Harbi (625) Mekkeli Müşrikler, Bedir bozgununun intikamını almak üzere harekete geçtiler. Bu sırada Medine'de bulunan Yahudiler de onlara haber gönderip, kendilerini destekleyeceklerini bildirdiler. Müşrikler, Müslümanları Medine'den çıkarmak, sevgili Peygamberimizi ortadan kaldırmak ve İslamiyet'i yok etmek gayesinde olan müşrikler, civar kabileleri de dolaşarak asker topladılar. Üç bin kişilik bir kuvvetle, Medine'nin kuzeyinde bulunan Uhud Dağı civarına yerleştiler. Hz. Muhammed (s.a.v.) in fikri şehirde kalarak müdafa idi. Fakat gençler; " Ey Allah (c.c.) ın elçisi Biz bugünü bekliyorduk. Dışarı çıkalım, düşmanla gögüs gögüse vuruşalım" dediler. Hz. Muhammed (s.a.v.) istemeyerek ekseriyetin verdiği bu karara uydu. Cuma namazını kılarak cihadın faziletlerini anlattı ve Müslümanların hazırlanmalarını emretti. Savaşın ilk zamanlarında düşman kaçmaya başladı. Fakat bu sırada Müslüman okçular, Hz. Muhammed (s.a.v.) in " Yerinizi sakın terketmeyiniz" diye verdiği kesin emri unuttular.  Bozgun halindeki Müşriklerin kaçtığını gören okçuların bazıları, harbin bittiğini zannedereki yerlerini terkettiler. Bu durum her şeyi değiştirdi. Düşman süvarileri, Müslümanları arkadan sardı. iki tarafdan sarılan Müslümanlar, zor duruma düştüler. Bu sırada bir Müşrik Hz. Muhammed (s.a.v.) mı öldürdüğünü ilan etti. Bu Müslümanlar için şaşkınlığa sebep oldu. Bu esnada Ka'b bin Malik hazretleri; Ey Müslümanlar! müjde işte Resülullah burada! diye yüksek sesle bağırıyordu. Bu sesi işiten şanlı Eshab yeniden hayat bulmuş gibi sevindiler. Hz. Muhammed (s.a.v.) yaralandı. Bütün bunlara rağmen, bir grup Mü... Devamı

26 04 2011

Hz. Muhammed (a.s.)'mın Mübarek Nur'unun yaratılması

    Hz. Muhammed (a.s.)'mın Mübarek Nur'unun yaratılması Allahü Teala hiç bir şeyi yaratmadan önce, Sevgilisi Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamın mübarek nurunu yarattı. Tefsir ve hadis alimlerimizden çoğu bildirdiler ki"Cenab-ı Hak kendi nurundan latif ve büyük bir cevher yaratıp, ondan bütün kainatı sıra ile vücuda getirdi. Bu cevhere "Nur-ı Muhammedi" denir. Bütün ruh ve cisimlerin başlangıcı ve menşei bu cevherdir. Eshab-ı Kiramdan Cabir bin Abdullah, bir gün "Ya Resülallah! Allahü Tealanın her şeyden evvel yarattığı şey nedir? diye sorunca "Her şeyden evvel senin Peygamberinin yani benim nurumu kendi nurundan yarattı. O zaman, levh, kalem, Cennet, Cehennem, melek, sema (gökler), arz (yeryüzü), güneş, ay, insan, ve cinler yoktu" buyurdular.   Kaynak: Hz. Muhamed (a.s.) Hayatı. Devamı

26 04 2011

Beni Nadir Gazası

    Beni Nadir Gazası (626) Bi'r-i Maüne faciasından sağ dönen Amr b Ümeyye yolda gelirken kenarda uyumakta olan iki kişişiyi rastladı. Arkadaşlarının intikamını almak için onları öldürdü. Halbuki onlar Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamdan güvenlik almışlardı. Böyle hallerde diyete Beni Nadir ortak olurdu. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam diyet hissesini almak üzere Beni Nadir Yahudilerinin yurduna gitti. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamı oyalıyarak oturtup evin damından kafasına taş atmak suretiyle onu öldürmeyi planladılar. Cebrail aleyhisselam Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamı uyardı. Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselam yanındaki müslümanlarla oradan derhal uzaklaştı. Medine'ye varınca Muhammed b. Mesleme'yi yolayarak on gün içinde orayı terketmelerini istedi. Aksi halde kendileriyle savaş yapılacaktı. Yahudiler terketmeye hazırlanırken münafıkların reisi Abdullah b. Ubeyy'in teşvikiyle yurtlarında kaldılar. Bunun üzerine Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam 15 gün süreyle Beni Nadir yurdunu kuşattı. Yahudiler hiç varlık gösteremediler. Nihayet teslim oldular ve taşıyabilecekleri kadar eşyayı 600 deveye yükleyip yurtlarından ayrıldılar. Bağları bahçeleri, evleri ve pek çok zırh, kılıç müslümanlara kaldı. Devamı

25 04 2011

TÜRK İSLAM KRONOLOJİSİ

    M.Ö 318:  Hunlarla Çinliler arasındaki Kuzey Şansi Savaşı. 220:  Büyük Hun Devleti'nin kuruluşu. 214:  Çin Seddi'nin yapımının tamamlanması. 209:  Mete'nin Hun Devleti'nin başına geçmesi. 174:  Mete'nin vefatı.  60:   İpek Yolu'nun Çin denetimine girmesi.  58:  Hun İmparatorluğu'nun Doğu ve Batı Hunları olarak ikiye ayrılması.  36:  Batı Hun Devleti'nin yıkılması.  18:  Doğu Hunlarının yeniden güçlenmeleri ve bağımsızlıklarını kazanması.   0:   Hz. İsa'nın doğumu ve miladi takvimin başlangıcı. M.S   48:  Hun İmparatorluğu'nun, Kuzey ve Güney Hunları olarak ayrılması. 150:  Kuzey Hun Devleti'nin yıkılması. 216:  Güney Hun Devleti'nin Çin tarafından ortasan kaldırılması. 224:  Sasani Devleti'nin kurulması. 313:  Hristiyanlığın Roma'da serbest bir din olarak kabul edilmesi. 375:  Kavimler Göçü. 395:  Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılması. 434:  Attila'nın Avrupa Hun Devleti'nin başına geçmesi. 447:  Attila'nın Doğu Roma Seferi. 451:  Attila'nın Batı Roma (Galya) seferi. 452:  Attila'nın İtalya Seferi. 453:  Attila'nın vefatı. 476:  Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılması. 552:  Göktürk Devleti'nin kurulması. 557:  Akhunlar Devleti'nin yıkılması. 571:  Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Mekke'de doğumu. 582:  Göktürk İmparatorluğu'nun ikiye ayrılması. 610:  İlk vahiy'in gelmesi 622:  Hz. Muhammed (s.a.v.) in Mekke'den Medine'ye göç etmesi. Hi&cced... Devamı

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim Religion Blogs
religion blog Top religion blogs