25 04 2011

Hendek Muharebesi

    Hendek Muharebesi (627)   Uhud Savaşı'ndan beri Müşrikler, Yahudi kabileleri ile anlaşıp, Müslümanları yok edecek bir harbin hazırlığı ile uğraştılar.12.000 kişilik Müşrik ordusu, 627 yılında Medine üzerine yürüdü.Hz. Muhammed (s.a.s..) bu sefer, Medine'den çıkmak istemedi.Bu sırada Selman-ı Farisi: "Ey Allah (C.C.) ın elçisi! Bizim taraflarda, bir şehrin üzerine düşman saldırırsa, etrafına hendek kazmak adettir" dedi.Araplar, bu usulü henüz bilmiyorlardı.Hz. Muhammed (s.a.s..), bu fikri uygun buldu.300 Müslüman, Medine'nin dışına çıkarak açık bulunan tarafa, derince bir hendek kazıldı.Hz. Peygamber (s.a.s.) de, Ashab-ı Kiramla beraber toprak taşıdı.İki haftada hendek tamamladı.Ebu Süfyan idaresinde gelen Müşrikler, hendeği görünce şaşırıp kaldılar.Ok ve taş yağdırdılar.Müslümanlar da buna, mukabelede bulundular.İlk günkü çarpışmalar, şiddetli geçtiğinden, namazlar akşamdan sonra kaza edildi.Bir gün, Hz Peygamber (s.a.s..) : "Düşman fırkalarını dağıt, bize zafer ihsan eyle Ya Rab!" diye dua etti.O gün akşama doğru, şiddetli bir fırtına çıktı.Rüzgarın şiddetinden çadırlar uçuyordu.Düşman ordusunda, panik çıktı.Müslümanlar, bolca ganimet elde ettiler.Hendek Muharebesinden sonra, Hz. Muhammed (s.a.s..) Ashabına: "Artık, taarruz sırası bize geldi; bundan böyle Kureyş üzerimize gelemeyecektir" müjdesini verdiler.Gerçekten Kureyş, Müslümanlar üzerine, bir daha gelemedi. ... Devamı

25 04 2011

Malazgrit Savaşı (1071)

    Malazgrit Savaşı (1071)   Anadolu'ya düzenlenen Türk akınlarının artması ve Bizans üslerinin Tükler tarafından ele geçirilmesi üzerine Bizans İmparatoru Romen Diyojen, 200.000 kişilik bir ordu ile Türklere karşı sefere çıktı. Bizans ordusunda Slavlar, Franklar, Gotlar, Ermeniler ve Gürcülerin yanı sıra Türk boyu olan Uzlar ve Peçenekler de kimle savaşacaklarını bilmeden, ücretli asker olarak bulunuyordu. Sultan Alp Arslan, Bizans İmparatoru'nun Anadolu'ya yönelik sefer başlattığı haberini, Fatımilere karşı düzenlediği Mısır Seferi'nde iken aldı. Ordusunun bir kısmını Suriye'de bırakarak  süratle Doğu Anadolu'ya yöneldi. Selçuklu ordusunda Savtegin, Afşin, Sanduk, Aytekin gibi tecrübeli komutanlar bulunuyordu. Sultan Alp Arslan, görünüşte barış teklifinde bulunmak, gerçekte ise Bizans ordusunun durumunu öğrenmek için Emir Savtegin'i imparatora elçi olarak gönderdi. Bu elçi hetetini kaba bir şekilde karşılayan imparator, " Bütün İslam ülkelerini fethedeceğim. Bağdat'ı alacağım Barış ancak Rey şehrinde olabilir."  cevabını verdi. Barış teklifinin reddedilmesinden sonra Türk ve Bizans orduları Malazgirt Ovası'nda karşılaştılar. (26 Ağustos 1071). Alp Arslan, Savaş başlamadan önce Cuma namazını kılarak ordusunu heyecanlandıran kısa ve öz bir hitapta bulundu. Şehit düşerse vurulduğu yere gömülmesini, yerine oğlu Melihşah'ın getirilmesini, savaşa istiyenlerin katılabileceğini, istemeyenlerin ise dönmekte serbest olduklarını söyledi. Alp Arslan rütbesiz bir asker olarak savaşa katıldığını göstermek için baştan aşağı beyazlar giyinmiş, yayını bırakıp,yakın vuruşma silahları o... Devamı

25 04 2011

HZ.EBU BEKİR DÖNEMİ(632-634)

    HZ.EBU BEKİR DÖNEMİ(632-634)   Hz. Ebu Bekir, Hz. Muhammed'in vefatıyla ortaya çıkan karışıklıkları önlemek için kesin tedbirler aldı.İslamiyeti tehlikeye düşürecek olaylar karşısında yerinde bazı önlemler aldı.Böylece Müslümanları dağılmaktan kurtardı.İlk olarak Yemen'de ortaya çıkan yalancı peygamberleri ortadan kaldırdı.Zekat vermek istemeyen Arap kabileleri üzerine ordu gönderdi.Bu kabilelerin zekat vermesi sağlandı.Hz. Ebu Bekir'in büyük hizmetlerinden birisi de Kur'an-ı Kerim'in bir kitap haline getirilmesidir.Çünkü daha önce Hz. Muhammed'e gelen ayetler, vahiy katipleri tarafından yazılıyor ve Müslümanlar tarafından bu ayetler ezberleniyordu.Hafızların bir bölümü savaşlarda şehit olunca Kur'an-ı Kerim'in bir kitap haline getirilmesi zorunluluğu ortaya çıktı.Hz Ebu Bekir'in isteğiyiyle, Hz. Muhammed'in vahiy katiplerinden olan Zeyd Bin Sabit'in başkanlığında bir kurul oluşturuldu.Bu kurul, yazılı metinleri bir araya toplayıp düzenini Hz. Peygamberden öğrendikleri sıraya koydu ve mushaf (kitap) haline getirdi.Hz. Ebu Bekir döneminde Suriye topraklarında yapılan Yermük Savaşı'nda (634) Bizans kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğratıldı.Yermük zaferi, Arabistan dışında Müslümanların kazandığı ilk zaferdir.Bu zaferle, ilerde yapılacak büyük fetihlerin önü açılmıştır.Hz. Ebu Bekir, Yermük zaferinden kısa bir süre sonra vefat etti(634).İki yıldan fazla halifelik yapmıştır. Devamı

25 04 2011

Hz. Hamza'nın Müslüman olması

    Hz. Hamza'nın ( r.anh) Müslüman olması: İslamiyet'in sesi her geçen gün kulaktan kulağa yayılıp daha ötelere taşınıyordu. Bu hal Kureyşli müşrikleri çıldırtıyor. bütün gayretlerine rağmen, İslamiyet'in yayılmasına mani olamıyorlardı. Müşriklerden Velid adında birinin bir putu vardı. Safa tepesinde toplanırlar, bu puta ibated ederlerdi. Bir gün Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) onların yanına gitti ve müşrikleri imana davet etti. Kafir olan bir cinni o putun içine girdi ve Sevgili Peygamberimiz için uygun olmayan sözler sarfetti. Fahr-i Alem sallalahü aleyhi ve sellem efendimiz üzüldüler. Başka bir gün, kendisi görünmeyen bir şahıs, Peygamber efendimize selam vererek: " Ya Resulallah! Kafir olan bir cinni sizin için münasib olmayan şeyler söylemiş. Ben onu bulup öldürdüm. Arzu buyurup, yarın Safa tepesini teşrif eder misiniz? Siz yine onları İslam'a davet edersiniz. Ben de o putun içine girip sizi medhedici sözler söylerim" Abdullah ismindeki bu cinnin teklifini kabul ettiler. Sevgili Peygamberimiz, ertesi günü oraya gidip, müşrikler tekrar imana davet ettiler. Ebu Cehl de orada idi. Müslümam cinni müşriklerin elindeki putun içine girip Sevgili Peygamberimizi ve İslamiyet'i anlatan güzel sözler ve şiirler söyledi. Müşrikler bu sözleri duyunca ellerindeki putu parçaladılar ve Resulullah'a saldırdılar. Mübarek yüzü kana boyandı. Oların bu eza ve cefalarınatahammül gösterip: " Ey Kureyşliler! Bana vuruyorsunuz. Ama ben sizin Peygamberinizim" buyurdular. Sonra ayrılıp evlerine geldiler. Bir hizmetçi kız, bu hadiseyi başından sonuna kadar görmüştü. Bu sırada Hz. Hamza dağda avlanıyordu. Bir ceylana ok atmak &u... Devamı

25 04 2011

Hz. Muhammed Aleyhisselama Tabi Olmak.

      Hz. Muhammed Aleyhisselama Tabi Olmak. Hz. Muhammed aleyhisselama Tabi olmak.O'nun gittiği yolda yürümektir. Hz. Muhammed aleyhiselamın yolu, Kur'an-ı Kerimin gösterdiği yoldur. Bu yola "Din-i İslam" denir. Hz. Muhammed aleyhisselama uymak için önce iman etmek, sonra müslümanlığı iyice öğrenmek, farzları yapmak, haramlardan kaçınmak lazımdır. Bunlardan sonra sünnetleri yapıp mekruhlardan kaçınmak lazımdır. Bunlardan sonra mübahlardan da Hz. Muhammed aleyhisselama uymağa çalışmalıdır. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselama uymak saadet kapısından içeri girmek demektir. Allahü Teala dünyadaki bütün insanları saadete davet için Hz. Muhammed aleyhisselamı gönderdi. İki cihan saadetine kavuşmak, ancak ve yalnız, dünya ve ahiretin Efendisi olan Hz. Muhammed aleyhisselama tabi olmağa bağlıdır. Hz. Muhammed aleyhisselama uymanın ufak bir zerresi bütün dünya ni'metlerinden ve ahiret saadetlerinden kat kat üstündür. İnsanlık şerefi ve meziyeti Hz. Muhammed aleyhisselama tabi olmaktadır. Resülullaha sallallahü aleyhi vesellem uymak için Müslümanların dört mezhepten birine uymaları şarttır. Hak olan dört mezhebin hepsi "Ehl-i Sünnet Vel Cemaat" itikadında olup imanlarında inaçlarında hiç ayrılık yoktur. Çünkü Allahü Teala, bütün müslümanların aynı imanda birleşmelerini ve birbirlerini sevmelerini emretmiştir.   Devamı

25 04 2011

SELÇUK BEY

    SELÇUK BEY  Selçuk ailesine ve Selcuklu Devletine adını vermiş olan Selçuk Bey, Oğuzlar'n üçok koluna bağlı olan kınık boyundan dukak adlı bir boy beyinin oğludur. Selçuk Bey, bağlı olduğu Hazar Devleti'nde subaşılığa kadar yükselmişti. Sonra Hazarhakanı ile arası açıldı. Beraberinde bulunan Oğuzlarla birlikte doğuya çekilerek Seyhun ırmağı kıyısında bulunan Cend şehrine yerleşti. Bu sırada (onuncu asrın ikinci yarısı) Müslümanlığı kabul etti. Bu olay, İslam tarihi bakımından olduğu kadr Türk tarihi açısından da önemli bir dönüm noktasıdır. Bu sırada, Müslüman olmayan Türkler, Samanoğuları memleketlerine hücum ederek onlardan haraç alıyorlardı. Bunlar Selçuk Bey'den de para istediler. Selçuk Bey, (Müslüman olan bir devlet, Müslüman olayanlara haraç vermez) diyerk bu Türklerle savaşa girişti. Onları yenerek o taraflardan kovdu. Selçuk Bey'in bu kahramanlığı üzerine kazandığı şöhret sebebiyle, dağınık bir halde yaşayan Türkler,onun etrafında toplandılar. Bu sırada Samanoğlulları Devleti, Karahanlılar ve Gazneliler'in hücumlarına maruz bulunuyordu. Bu hücümlar sonunda 999 tarihinde Samanoğulları Devleti yıkıldı. Bunun üzerine selçuklular, Karahanlı ve Gazneliler'in karşısıda zorduruma düştüler. selçuk Bey'in 1009 tarihinde vefatından sonra yerine, Yabgu ünvanını taşıyan Arslan Bey geçti. Bundan sonra Türkler'in başına Yusu,İanç, Musa ve Ertaş Yabgular geçerek beyliği idare ettiler. beyliğin başına daha sonraSelçuk Bey'in torunlarından Tuğrul ve Çağrı Beyler geçti.   ... Devamı

25 04 2011

DANDANAKAN SAVAŞI

    DANDANAKAN SAVAŞI   Çağrı ve Tuğrul beylerin Gaznelilere karşı Dandanakan'da kazandıkları,Büyük Selçuklu Devletinin kuruluşuna yol açan zafer.Selçuklu liderleri Davud Çağrı ve Tuğrul beyler,Oğuz boylarını yerleştirecek bir yurt bulup,devlet kurmak için geçici olarak kaldıkları Horasan'da,o bölgelere hakim olan Gaznelilerle mücadele halindeydiler.Yirmi seneden fazla devam eden bu mücadelelerin çoğunu Selçuklular kazanmış ve Gazne şehirlerinden bazılarını ele geçirmişlerdi.Gaznelilerin baskıları,Selçukluları daha çok mücadeleye sevk ediyordu.Selçukluların,Gazneli Sultanı Mes'ud'un 70.000 süvari,30.000 piyade ve 60 muharebe filinden müteşekkil ordusunu 1038 yılında Setahs'da yenmeleri,Gaznelerileri haklı olarak endişelendirmişti.Nitekim Sultan Mes'ud büyük bir hazırlıktan sonra 1040 senesinin Mayıs ayında,ordusunun tekrar Serahs'a doğru harekete geçirdi.Selçuklular,Gazne ordusunun geçeceği yerlerdeki su kaynaklarını,kuyuları körelterek geriye çekiliyorlardı.Selçuklu ordusunun baş komutanı Davud Çağrı Bey,arasıra süvari birlikleriyle baskınlar yaparak Gazne ordusunu hırpalıyor,sonra çöle doğru çekilerek,Gaznelileri kendisini takibe mecbur ediyordu.Sultan Mes'ud,Merv ve Serahs şehirleri arasında Kum Çölü kenarında,suları ve kuyuları bol Dandanakan Kalesine doğru savaşarak ilerleyip,askerin susuzluğunu gidermek istiyordu.Lakin Dandanakan Kalesine geldiklerinde,bütün su kuyularının köretildiğini gördüler.Kuyuları tekrar işler hale getirmek teşebbüsünü kabul etmeyen Sultan,daha ileride suya yetişmek üzere harekete devam edince,susuzluk,açlık,yorgunluk Gazne ordusu arasında fikir ayrılıklarına sebeb oldu.Hatta birbirleriyle k... Devamı

25 04 2011

Hayber Savaşı

Hayber Savaşı Hicretin yedinci senesinde İslamiyet Arap yarımadasında süretle yayılmaya başladı ve düşmanlar oldukca tesirsiz hale getirildi. Bu vuku bulan mühim hadiselerinden biri de Hayber'in fethidir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselam Medineye Hicret etmesinden sonra antlaşma yaptığı Yahudi kabileleri daha sonra bu antlaşmayı bozarak Mekkeli müşriklerle birleşip Müslümanlara ihanet etmeleri sebebiyle birer birer Medine'den çıkarılmiştı. Bu Yahudi kabilelerinden Beni Nadir kabilesi Hayber'e yerleşmişti. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam 1600 kişilik bir ordu ile Hayber üzerine gitti ve bir hafta kuşatmadan sonra Hayber fethedildi. Böylece yahudi tehlikesi ve fitnesi ortadan kaldırıldı. Devamı

25 04 2011

Kabe'nin inşası

    Kabe'nin inşası Günlerden bir gün de Allahü Teala Haliline Kabe-i Muazzamayı yapmasını emreyledi. Kabe'nin inşası hakkında iki rivayet vardır : Melekler Allah-i Zişanın emriyle binâ ettiler; Adem aleyhisselam melekler ile birlikte inşa etti. Bunun üzerine İbrahim aleyhisselam yeniden Mekke'ye doğru yola çıktı. Mekke'de oğlu İsmail aleyhisselamı zemzem kuyusu başında buldu. Allah'ın emrini ona da söyledi ve İsmail aleyhisselam ona yardım edeceğini ekledi. Kabe'nin nereye yapacağını bilmediği için, bir rivayete göre Cebrail aleyhisselam Kabe'nin su andaki yerini gösterdi. İlk önce temeli kazmaya başladılar ve Adem aleyhisselam zamanındaki temeli buldular. Aynı temel üzerine Kabe'yi inşa ettiler. Hz. İbrahim oğlunun getirdiği taşlarla, Cebrail aleyhisselamın tarifine uyarak Kabe'yi yapıyordu. Nihayet Kabe'nin duvarları yükseldi ve yukarıya taş yetişemez oldu. Bundan dolayı büyük bir taş getirdiler ve İbrahim aleyhisselam bu tasa basarak duvar örmeye başladı. Mübarek ayağının izi çıkan bu taşa da Makâm-i İbrahim denilir. Kabe de tavaf namazı bu taşın bulunduğu yer olan Makam-i İbrahim'de kılınır . Kabe tamamlanınca İbrahim aleyhisselam oğluna: " Ey İsmail ! İyi bir taş getir ki, hacılara işaret olsun" buyurdu. İsmail aleyhisselam bir taş getirdi ise de Hz. İbrahim daha iyi bir taş istedi. Bunun üzerine, Ebu Kubeys dağından: " Cebrail aleyhisselam tufanda bana bir taş emanet etti. Gel onu al ! " diye bir ses işitti. Hemen Ebu Kubeys dağından Hacer-ül-esved taşı alınıp, Kabe'deki yerine kondu . Kâbe inşa edildikten sonra İbrahim aleyhisselam, Allah'ın: " İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde  tavaf için Kabe'ye gelsinler " emriyle, yüz&uum... Devamı

25 04 2011

Bi'r-i Maüne Faciası

    Bi'r-i Maüne Faciası (626) Müslümanları son derece üzen olaylardan bri de "Bi'r-i Maüne (Maüne Kuyusu) Faciası olayıdır. Necid bölgesinden gelen Ebu Bera Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamdan mürşit istedi. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam teredüt etmesine rağmen karşı taraf teminat verdiği için 70 öğretmen gönderdi. Ancak öğretmenler Maüne Kuyusuna gelince ihanetle karşı karşıya geldiler. Bu ihanet Ebu Bera değil de şu anda onun adına yöneten kardeşinin oğlu Amir yapıyordu. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamın mektubunu taşıyan elçi ile birlikte toplam 69 müslüman şehit düştü. Bir tek müslüman sağ kalabilmişti. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam bu işe çok üzüldü ve bir ay boyunca her sabah namazının sonunda zalimler için beddua yaptı. Devamı

25 04 2011

BAL TEFSİRİ

    Bal Tefsiri Hz. Ali Kerremellahü Vecheh bir gün gazadan evine geldiğinde, Hz. Ebubekir Sıddık (r.a.), Hz. Ömer (r.anh.), Hz. Osman (r.anh.) gelip Hz. Ali'ye "gazan mübarek olsun" demişler. Hz. Fatimetü'z-Zehra (r.anh.) onlara ikramen, kalaylı bir tas içinde bal getirmiş, balın üzerinde ince bir kıl görmüşler... Bunun üzerine Hz. Ebubekir (r.anh.) "dördümüz de birer açıklama yapalım" buyurmuş. HZ. EBUBEKİR SIDDIK (R.ANH.) "Namaz kılanın kalbi Nurludur bu kalaylı tastan. Namaz kılmak tatlıdır. bu baldan. Namazı, Taadili-erkanına uygun olarak kılmak incedir bu kıldan. HZ. ÖMER (R.ANH.) "Misafir seven ev sahibinin kalbi, Nurludur bu tastan, Misafirlerle sohbet edip, onlara ikram etmek, tatlıdır bu Bal'dan, Misafirin kalbi, incedir bu kıl'dan. HZ. OSMAN (R.ANH.) "Kur'an okuyanın kalbi, Nurludur bu tastan, Alimlerle sohbet etmek, tatlıdır bu baldan, Kur'ana mana vermek, incedir bu kıl'dan.. HZ. ALİ KERREMELLAHU VECHEH. "Gazaya giden Gazilerin kalbi Nurludur bu tastan, kafirlerle Cenk edip al kanlar içinde kalmak, tatlıdır bu bal'dan, Üzerine kul hakkı geçirmeden evine dönecek insan, incedir. bu kıl'dan. HZ. FATİMETÜZ-ZEHRA (R.ANH.) Erkeği ile hoş geçinmek, ona cefa etmemek, tatlıdır. bu bal'dan, erkeğin rızasını yerine getirmek incedir bu kıl'dan. HZ. PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELAMA HABER GÖNDERMİŞLER EFENDİMİZ GELMİŞ VE BUYURMUŞ: "BENİM ÜMMETİMİN KALBİ, NURLUDUR BU TASTAN, BENİM ŞERİATİM TATLIDIR BU BAL'DAN, BENİM ŞERİATIM İNCEDİR BU KIL'DAN. HZ. CEBRAİL ALEYHİSSELAM HAK TEALA'DAN VAHİY GETİRDİ. "Benim habibim Nübüvvet Nuru, Nurludur bu tastan,Cennet kevseri tatlıdır bu bal'dan, Sırat köprüsü incedir bu kıl'dan buy... Devamı

25 04 2011

BİRİNCİ HAÇLI SEFERİ

  Birinci Haçlı Seferi   Haçlı seferlerini ilk hazırlayanlar Papa II. (Urban) ile Papaz PierreI'Ermite (Piyer Lermit) oldular. Papa II. Urban, 1095 yılında Fransa'nın Clermont kentinde toplanan konsilde Hristiyanları, Müslümanlara karşı savaşa davet etti. Piyer Lermit, bütün Fransa'yı dolaşarak halkı bu seferlere katılmaya çağırdı. Piyer Lermit düzenli orduların oluşmasını beklemeden etrafına topladığı çoğunluğu işsiz ve yoksullardan oluşan kalabalık bir toplulukla yola çıktı. Haçlıların öncüleri kabul edilen bu topluluk, İznik önlerinde Türkiye Selçukluları Sultanı I. Kılıç Arslan'ın kardeşi tarafından yok edildiler. Piyer Lermit zorla kaçarak canını kurtarabildi. Asıl büyük Haçlı ordusunun mevcudu altıyüz bin kişiyi buluyordu. Fransız Derebeyi Senyör Godfruva dö Buyyon bu orduya kumandan tayin olunmuştu. Bunlar da İstanbul'dan Anadolu'ya geçtiler. Anadolu Selçuklu Devletinin merkezi olan İznik şehrini kuşatarak aldılar. O sırada Sultan bulunan I. Kılıç Arslan, Haçlılarla şiddetli savaşlar yaptı. Fakat bu kadar kalabalık bir ordunun karşısına çıkacak kuvvetleri bulunmadığından yıpratma savaşına başvurdular. Bu suretle Haçlılar Anadolu'da ilerledikleri müddetçe pek çok kayıp verdiler. Bu savaşlarda, Haçlılara akınlar yapan Türk akıncılarının gösterdiği kahramanlık destan olmaya yaraşır. Çok kayıp vermelerine rağmen Torosları aşan Haçlılar, uzun bir muhasaradan sonra Antakya'yı zaptettiler. Oradan da Kudüs'e yürüyerek şehri aldılar. Birinci Haçlı Seferi bu suretle hedefine ulaşmış oldu. Bundan sonra Haçlılar Filistin ve Suriye şehirlerinden bazılarını da ele geçirerek, buralarda da Avrupa'da yaptıkları gibi bir takım derebeylikler kurdular.... Devamı

25 04 2011

HZ.OSMAN DÖNEMİ (644-656)

    Osman-ı Zinnüreyn; Eshab-ı Kiramın en büyüklerinden ve Peygamberimizin damadı, üçüncü halifesi 577 senesinde Mekke'de doğdu. Hz.Osman (r.anh) ilk Müslüman olanların beşincisidir. Hz. Ömer (r.anh) sağlığında halifelik için bir isim belirtmemişti. Hz. Ömer (r.anh) ölümünden sonra Müslümanların ileri gelenlerinin oluşturulan kurul, heyet tarafından hicretin 24. yılında(m.644) senesinde Muharrem ayının birinci günü halife seçildi. Hz. Osman'a (r.anh) ilk biat eden Hz. Ali (r.anh) oldu. 12 sene hilafet makamında kalan Hz. Osman (r.anh) cesurdu. Hiçbir felaket karşısında sarsılmamıştır. Bunun için halifeliği de başarılı geçmiştir. Hz. Osman'ın (r.anh) halifeliği döneminde de Bizans'la savaşlar sürdürüldü. Suriye Valisi Muaviye, Anadolu'da Kayseri'ye kadar seferler düzenledi ve kurduğu donanma ile Kıbrıs'ı fethetti (649). Zamanla daha da gelişen İslam donanması ile Bizans donanması arasında Finike açıklarında yapılan deniz savaşını Müslümanlar kazandı (655). Zatü's Savari adıyla anılan bu zafer Müslümanların ilk deniz zaferidir. Hz. Osman (r.anh) zamanında İslam orduları doğuda Horasan'a kadar ilerledi. Horasan'a gelen İslam orduları ilk defa Türklerle mücadeleye başladı. İslam orduları Horasan, Hindistan, Maveraünnehr, Kafkasya, Kıbrıs Adası, Kuzey Afrika'nın bir çok yeri, Hz. Osman (r.anh) devrinde İslam topraklarına katılmıştır. Tunus'un fethinden sonra İslamiyet, Kuzey Afrika'nın yerli halkı olan Berberiler arasında hızla yayıldı. Hz. Osman'ın (r.anh) hizmetlerinden biri de Hz. Ebü Bekr'in (r.anh) biraraya toplattığı Kur'an-ı Kerim nüshasından, altı nüsha daha yazdırıp, büyük İslam merkezlerine göndermesidir. Bu bakımdan ona Naşir-ü... Devamı

25 04 2011

ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ

    Anadolu Türk Beylikleri OSMANOĞULLARI (1299-1922)   Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman beydir. Osmanoğulları, Oğuzların Kayı boyundandır. Moğal istilası sırasında Ertuğrul Gazi komutasında Anadolu'ya geldiler. Türkiye Selçukluları Sultanı I. Alaeddin Keykubat tarafından Ankara'nın batısındaki Karacadağ bölgesine yerleştirildiler. Daha sonra Bizans'la mücadele etmek için Bizans sınırındaki Söğüt ve Domaniç bölgeleri kendilerine yurtuk olarak verildi. Ertuğrul Beyden sonra yerine oğlu Osman Bey geçti ve ileride büyük bir imparatorluk olacak Osmanlı Beyliği'ni kurdu (1299).     KARAMANOĞULLARI (1256-1487)   Karamanoğuları, Oğuzların afşar boyundandır. 13. yüzyıl başlarında Moğal istilasından kaçarak Anadolu 'ya geldiler. Türkiye Selçukluları Hükümdarı Sultan I. Alaeddin Keykubat tarafından Ermenek ve çevresine yerleştirildiler (1228). İlk Beyleri Nur Sufi'nin ölümünden sonra yerine oğlu Kerimüddin Karaman geçti. Karaman Bey, Türkiye Selçukluların zayıf durumundan yararlanarak Beyliğini kurdu (1256). Karaman Beyle savaşmak istemeyen Selçuklu Sultanı IV. kılıç Arslan, Karaman Beyin elinde bulunurduğu toprakları ona ıkta olarak verdi. Karaman Beyin ölümünden sonra yerne oğlu Mehmet Bey geçti. Mehmet Bey, Konya'yı ele geçirerek II. İzzeddin Keyhüsrev'in oğlu Siyavuş'u Selçuklu Sultanlığına getirdi. Mehmet Bey, Konya'da düzenlediği divan toplantısında,"( Bugünden sonra divanda, dergahta, sarayda, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır." ) diyerek Türkçenin resmi il olma kararını aldırttı. (13 Mays 1277). Bu tarih günümüzde ( Türk Dil Bayramı) olarak kutlanmaktadı... Devamı

24 04 2011

Çağatay İmparatorluğu

Çağatay İmparatorluğu Orta Asya'da 1227'den 1870'e kadar 643 yıl hüküm sürmüş büyük bir Türk devletidir.Cengiz Han ölümünden önce imparatorluğunu dört oğlu arasında bölmüş, ikinci oğlu Çağatay Han'ın hissesine Türkistan düşmüştü.İlk Çağatay İmparatoru  Çağatay Han sayılırsa da, bu devlet daha sonraları Moğalistan'dan ayrılıp bağımsız olmuştur.Türkleşmiş ve İslam'laşmıştır.13. yüzyılın son yıllarından başlayarak Türkçe, Moğolca'nın yerine geçtiği gibi, 1326'da Sünni - Hanefi mezhebi resmen kabul edilmiştir.İlyas Hoca Han (1362- 1389) zamanında Büyük Timur, İmparatorluğuna tamamen hakim olmuş, Cengiz sülalesine saygısından dolayı hanedanı ortadan kaldırmayıp, Çağatay hanlarını kukla hükümdar olarak kullanmıştır.Çağatay ulusu 1759'da Çin egemenliğini kabul etmiş, buna rağmen 1870'e kadar Döğu Türkistan'da az çok nüfusunu muhafaza edebilmiştir. Devamı

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim Religion Blogs
religion blog Top religion blogs